Olmaz kardeşim haleluya demeden o l m a z
her şeyle her şeyin arasındayız, birine öyle uzak ötekine bu kadar yakın, ağzına sıçmışlar duyduğuma göre, bıyık bırakmışsın.
Jade'nin İstikladen mesud-i nağmeler yazısına yorum mahiyetinde bir yazı gibi ya da onun yazısından esinlenerek Eminönü - Taksim ve sonrasın daki çark olayına gireceğim şimdi lan. Ya aslında biz çocuktuk, dur aklıma ne geldi lan, insanlara bakarken onların bir zamanlar çocuk olduğunu hiç düşündün mü? Mesela ben bu gün tv de haber sunan bir ablaya baktım kız güzel tamam dedim lan bu kadın çocukken nasıldı acaba? Düşündüm… güzeldi. Tavsiye ederim. Neyse konumuza dönelim bu arada sende bize iki çay kap gel lan, Okşan sende terliklerimi getir bakiim. Efenim çocuktuk yada genç e yakın evet acayip büyümek istiyorduk çünkü büyüklerin yaptığı saçmalıklara artık dayanacak halimiz kalmamıştı, ulan biz hemen büyüyelim de şu ibnelerin saltanatını sona erdirelim diyen çocuklar (: dık. Tabi istanbul gece yaşayan bir şehir, bizim için hayat 11 den sonra başlardı, o zamanlar anneme yarasalarla ilgili biraz soru sordum ama cevaplar negatif olduğu için yarasalarla bir akrabalığımın olmadığı kanısına varmıştım ve belki de bir gün ben bebekken bir yarasa gelmiş ağzıma tükürmüştü (: bilemiyorum gerçekten. Caddeyi istiklale genelde Eminönü otoböysüne binip Karaköy de inmek suretiyle yüksek kaldırım caddesini kullanarak yokuşu aslanlar gibi tırmanıp ( sigara içmiyoruz tabiî ki ) tüneli istasyonel den girerdik ki tenhalıktan başlayan caddeyi mucize ilerledikçe kalabalıklaşarak bize sanki bir zaman tünelinde veya başka bir boyuta geçiş hissi verirdi. Gerçektende istikal in meydan yönüne gidince sanki tüm yasalar ve kuralların bir anda değiştiğini hissederdik ve özgürlük mü yoksa kurulmuş bir pazar ve bizde o pazarın orospuları mıydık diye kendimize sorardık ( en azından ben sorardım ). Sonrası caddeden yürüdükçe yanınızdan geçen travestiler, ne idiğu belirsiz cins tipler (: ki 77 milletten 77 tip ile o saatte bir istiklal turu yaparak karşıkaşmak çok mümkündür tavsiye ederim ama sonra gelip başıma ekşimeyin, s2imde olmaz. Velhasıl böyle bir yolculuktur işte lan. Aslında bu istiklal anlatılıp bitirilecek gibi bir hikaye değil, yani street musicianlar, düdükçüler, travestiler, çalan müzikler, mağazalar, kestaneciler, Beyoğlu çikolatası, şampiyon kokoreç lan gerçekten bitmez yahu.
yaşamak sadece yaşamaktan ibarettir, boş bir oda gibi nedensiz, aşk şiirleri ve yanan şehirler buradan gelir, yine de kimse inanmaz




5 Comments
Jump to comment form | comments rss [?] | trackback uri [?]